yeni öyküler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni öyküler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2011 Pazar

yeni

Bir şehir ne kadar yakın olabilir sana

Her şehir gitme ve gelme zamanlarını kendi belirler
gün gelir ne kadar uğraşsan da gidemezsin
durmadan kalırsın, kalmak uzun upuzun bir akıntıya dönüşür o zaman...
akar durursun kendi içinde o şehirde...

şimdi eylül zamanı
yeni bir mevsimin başlangıcı

yeni bir şehre geliş
yeni bir iş
koşturmalar, durup dinlemeler, durmadan dinlemeler


yeditepe;  sendeki tüm eski zamanları yok sayıyorum
sana sıfırdan geliyorum


Ayrıca 6 -18 Eylül arası Beyoğlu Sahaf Festivali var ve bu yazı sırf bununla ilgili olacaktı böyle uzadı.

Sahaf kokusu, eski kitap tozu, sararmış sayfalar belki de
Başında saatlerce durmak
Ey şehir
Hoş geldin deyişini seveyim senin...




6 Ocak 2011 Perşembe

Kalbin Saati

günün bu saatinde başka şeyler gelmeli aklıma
ne bileyim mesela yetişmeyen işler
neşeli bir şarkı belki
az şekerli bir kahve..
günün bu saatinde başka şeyler düşünmeliyim
akşama ne yesem gibi mesela
marketten alınacaklar için liste hazırlamalıyım kendime
boğazıma bir şey takılmamalı günün bu saatinde

akşama kızlarla nerede buluşsak sorusu takılmalı aklıma
birkaç yeri eleyip hangisinin çayı tazeyse hep oraya gitmeliyiz diye düşünmeliyim

günün bu saatinde tam şimdi belki saate bakıp hadi geçse ya demeliyim içimden
kar yağsa diye iç geçirmeliyim belki yola bakan penceremden bir de bu kadar soğuk olmasa!
takvime bakmalıyım doğum günüm hangi güne geliyor bu yıl diye hesap yapmalıyım belki
ne zamandır film izlemiyorum bu akşam oturup o çok istediğim filmi izlemeliyim artık diye söz vermeliyim kendime..!

yani biliyorsun işte günün bu saatinde yapacak işlerini düşünür insan


tam şimdi günün bu saatinde bunlar gelmeli aklıma
takılıp kalmamalı yanık ekmek kokusu gibi burnuma
ellerinin kokusu
ellerinin dokusu
onca yılın tozu

nereye koyacağını unutur bazen insan ellerini
nereye koysa yakışmaz

şimdi kalbimi ne renge boyasam görünmez içi..?
sahi var mıdır kalbin bir rengi?
ne renktir açılsa içi?


yazının şarkısı: mehmet erdem olur ya

29 Aralık 2010 Çarşamba

yarımdan yeniden bir ben

her şeyi bırakıp yarımdan mı kalkıp buraya geldim
baştan başlamak için mi
gerçekten bilmiyorum
çok da sorgulamıyorum

bıraktım ve artık burdan devam etmek istedim
burdan söylemek istedim şarkılarımı, cümlelerimi
aslında yeni bir yıla hazırlık gibi görünüyor ama değil
sil baştan da olsa yarımdan kalmış da olsa
benim yeniden
kaçabilir mi insan kendisinden?
yeni öyküler bulur kendine
yaşayıp yazacak
ben o yeni öykülerin peşindeyim şimdi

biliyorum koskocaman bir yalnızım şimdi
bomboş bir blog ve ben

hoşgeldin yeni boşluğum!
artık sen ve ben varız!

 

Template by Blogger Candy