hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2011 Pazar

An ve Zaman

mutluluk
kısadır.
farkettiğinde başlar 
asıl
uzun ve yorgun yolculuklar...


Ne kadar farklı yoldan gidersen git bazı yollar hep aynı yere varır, hep aynı sonuca varır: sonuçsuzluğa!
Hayat bir problem bile değil ! Neyi çözmeye uğraşıyoruz bilmiyorum.

Eğer bir önsüzü olsaydı hayatın ya da aşkın neler yazardı ? Biz hepsini yaşayarak yazıyoruz...
Ölüler tanık, kimseyi bulamazsak alıp karşımıza onlarla konuşuyoruz, hani okuyoruz ya, bazı geceler yazılanlardan medet umuyoruz bazı günler hiç bir şey yetmiyor anlamaya, anlatmaya... Öylece dursun ve geçsin diyorsun, kalbini alıyorsun okşayıp uyutuyorsun hayat diyorsun; hayat böyle!
Sen dipteyken bile ayakta durabiliyor musun ondan haber ver!

3. bir kişidir hayat seninle her şeyin arasına giren!
Sesin o kadar detone ki dünya sen bile umursamıyorsun artık kendini.


Seninle arama bin yıl koydum
Hesabını iyi tut sevgilim
Tut ki dayanamam
Yüz yıl sonra kapına gelirim

Kim bilir belki yeniden
Pencereden karşı çatıdaki şaşkın martılara güleriz.

şarkısı: erkan oğur - pencereden kar geliyor
http://www.youtube.com/watch?v=exKLbNtwwr4

24 Temmuz 2011 Pazar

Kuzgunum ; hayat kısa!

"Yalnızlık senin o konuşkan kuşun , bulutlar taşıdığın yakut sürahide
Begonyalar büyüten eski alışkanlık, y
alnızlık senin o konuşkan kuşun" behçet aysan




pazar kahvaltısından sonra ilk kez
balkona çıktım çiçekleri suladım
severmişim meğer 
yeni farkettim
bir kelebek girdi odama
öptüm yalnızlığı alnından


gitmenin kaç çeşidi vardı? kaç şiir  kaç öykü yazılabilirdi içinden gitmek/kalan geçen?
elimdekilerin daha kaçını  alacaksın ey şehir?


avucumdaki son gölgeyi sana bıraktım
biraz ışık ver yeter!




gökten bulutları indirdik yere 
yadırgamadılar da
unuttuk kuşların kanatları olduğunu
oysa 
nasıl da bağımlılardı göğe!
onlar bile özgür değildi işte


kuzgunduk
siyah ve karanlıktık ama hep şendik
kuzgunlar ölür mü gülmekten
biz öldük(!)




her şey geçti, gitti...
biz, eşikteki öpüş, aylar önceki gülüş,
bütün seslerimiz, kavuşmalarımız, 
üstümüze üstümüze uçan o kırlangıç


bitti mi o sokaklar?


her şey geçti
yine hayat kaldı


ve


"hayat kısa
kuşlar uçuyor"






ps: yazının şarkısı ezginin günlüğü: kuşlar da gitti.
foto: tumblr

17 Temmuz 2011 Pazar

"Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum." t.uyar




Bugünlerde blogumu aldatmış gibi hissediyorum. Hani nicedir görmemişim, arayıp sormamışım o da iyiden iyiye kızmış sıkı bir dost gibi,
halimiz...
Hep bu havalardan, sıcaklardan ve yine gelgitlerden...


Tam yeni bir hikayeye başlamışken oysa ki. Gülmekten karnın ağrımış kaç defa, sayamamışsın. Farketmeden ayrı ayrı aynı cümleler geçmiş önünüzden.
Her şey böyle iyi gidecek değil ya illa bir şeyler soracaksın kafanı delik deşik ederek, illa çomak sokacaksın...
Ya sonra? ya öyle değilse? ya şöyle olursa? ya, ya , ya....??? 
Bitirmeye, bitmelere alışmışsın sen illa bitecek dediğin bir şeyin devamı gelir mi? gelmez...
Ama değiştiremezsin bunu  bir zaman sonra ona da alışırsın...
Sonra gecenin bir yarısı onca zaman sonra yaşadığın mutluluğun hesabını sorarken bulursun kendini...






Düşler düş kalır
Gerçekler gerçek
Hayat hep hayat kalır


Sadece yaşadıkların sana 
Anların!


Özlemden ölünmüyor
Şüpheden ölünmüyor
Ama Edip gibi fazla şiirden ölmek var
O insana koyuyor!


Artık eski şarkılar da eskisi kadar can yakmıyor,
Gün geliyor her şey eksilip eskiyor.




Menekşeleri üzdüğünü bilsen de
Gece balkondaki sigaranın yerini bazen hiçbir şey tutmuyor...






"bahara bir dilim mavi var,
son çeyrek biraz hüzünlü olur,
olsun
tersine akan trenlere raylarında
çok umuttan gemi yüzdürdüm ben" T.uyar





(Kafandaki o kadar şeyi üstüste koyarsan böyle kopuk abuk bir yazı ortaya çıkar)






22 Mayıs 2011 Pazar

yeşil mavinin kokusu!

neden bilmiyorum burnuma durup dururken deniz kokusu geliyor...
sanırım yazın etkisi...
maviler giymiş yaz
siyahlıktan bir süre çıkma zamanı
pazar bile güzel yaz gelince
sanırım içime bahar kaçtı:)


"deniz kokusu getiriyorum
neden umursamaz ve yalınımm
hiç bilemiyorummm
hiç bilemiyorum..."


hadi göğe bakıp dilek dileyelim!
caymak yok okuyan herkes
gören görmeyene söylesin...
bu hafta güzel olsun!

sağdan sola yukarıdan aşşağı her yanımız bahar koksun!











foto:tumblr

2 Mayıs 2011 Pazartesi

güneşin öteki yüzü

Ben sana anlamaya çalış demedim ki hayatı
yaşamaya çalış dedim
sorgulanmadan yaşanır mı dedin
didik didik ettin
sarıp sarmalandın
çık şimdi çıkabilirsen
at atabilirsen üstündeki ölü yıldızları


hep havalara attın suçu
bak bahar kapı/n/da
ne kaldı şimdi?

kaç gök daha kaldı elinde?

sormadan yaşayabilirsen iyisin...
becerebilir misin?

MusicPlaylist
Music

21 Nisan 2011 Perşembe

İncelikler Yüzünden

Gecenin bir yarısı, en çok ne hissedilir, hangisi değer, hangi gözler geçer sözlerinden, sen hangisini seçersin?

Çok özleyince;  özlemek işte o kokuyu, mutlu uyandığın günleri, hani o en çok yazla kış arasındaki sabahları, taze demlenmiş çayı, yazlık elbiseni, bir dost sesi... hani der ya sair faik  "Nereden gelirse gelsin; dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin!... Bir hişt hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları….
_ Hişt hişt !
_ Hişt hişt ! "

Biri bir şiir okur, uzaktan bir ezgi duyulur,  kitapçıda biri bir kitaba dokunur içinden bir yazıdır uzaklarda birine yazıp bırakılır.
Biri geceye bakar pencereden bir sigara yakar, karşıda adam omzu boş kalbi ağır, durur.
Kapıdan bir kadın kokusu geçer, kimliksiz.

Kimi yollara dönülmek için kimilerine sil baştan için çıkılır...
Kimi yollara gözlerinden çıkılır, kimisine daha çıkmadan varılır.

Bir bahar gelir mi uzaktan, sanmam sen yine şiire dayan

Benimse hiç durmadan gidesim var
Hiç durmadan sevesim
Hiç durmadan öpesim
Hiç durmadan sövesim
Hiç durmadan öylece durasım var
Sanırsın ki denize karşı

Ya şimdi dünya ne yapmalı?
Hangi tarafını yüzüme sürmeli?





 

Template by Blogger Candy