4 Eylül 2011 Pazar

yeni

Bir şehir ne kadar yakın olabilir sana

Her şehir gitme ve gelme zamanlarını kendi belirler
gün gelir ne kadar uğraşsan da gidemezsin
durmadan kalırsın, kalmak uzun upuzun bir akıntıya dönüşür o zaman...
akar durursun kendi içinde o şehirde...

şimdi eylül zamanı
yeni bir mevsimin başlangıcı

yeni bir şehre geliş
yeni bir iş
koşturmalar, durup dinlemeler, durmadan dinlemeler


yeditepe;  sendeki tüm eski zamanları yok sayıyorum
sana sıfırdan geliyorum


Ayrıca 6 -18 Eylül arası Beyoğlu Sahaf Festivali var ve bu yazı sırf bununla ilgili olacaktı böyle uzadı.

Sahaf kokusu, eski kitap tozu, sararmış sayfalar belki de
Başında saatlerce durmak
Ey şehir
Hoş geldin deyişini seveyim senin...




31 Temmuz 2011 Pazar

An ve Zaman

mutluluk
kısadır.
farkettiğinde başlar 
asıl
uzun ve yorgun yolculuklar...


Ne kadar farklı yoldan gidersen git bazı yollar hep aynı yere varır, hep aynı sonuca varır: sonuçsuzluğa!
Hayat bir problem bile değil ! Neyi çözmeye uğraşıyoruz bilmiyorum.

Eğer bir önsüzü olsaydı hayatın ya da aşkın neler yazardı ? Biz hepsini yaşayarak yazıyoruz...
Ölüler tanık, kimseyi bulamazsak alıp karşımıza onlarla konuşuyoruz, hani okuyoruz ya, bazı geceler yazılanlardan medet umuyoruz bazı günler hiç bir şey yetmiyor anlamaya, anlatmaya... Öylece dursun ve geçsin diyorsun, kalbini alıyorsun okşayıp uyutuyorsun hayat diyorsun; hayat böyle!
Sen dipteyken bile ayakta durabiliyor musun ondan haber ver!

3. bir kişidir hayat seninle her şeyin arasına giren!
Sesin o kadar detone ki dünya sen bile umursamıyorsun artık kendini.


Seninle arama bin yıl koydum
Hesabını iyi tut sevgilim
Tut ki dayanamam
Yüz yıl sonra kapına gelirim

Kim bilir belki yeniden
Pencereden karşı çatıdaki şaşkın martılara güleriz.

şarkısı: erkan oğur - pencereden kar geliyor
http://www.youtube.com/watch?v=exKLbNtwwr4

24 Temmuz 2011 Pazar

Kuzgunum ; hayat kısa!

"Yalnızlık senin o konuşkan kuşun , bulutlar taşıdığın yakut sürahide
Begonyalar büyüten eski alışkanlık, y
alnızlık senin o konuşkan kuşun" behçet aysan




pazar kahvaltısından sonra ilk kez
balkona çıktım çiçekleri suladım
severmişim meğer 
yeni farkettim
bir kelebek girdi odama
öptüm yalnızlığı alnından


gitmenin kaç çeşidi vardı? kaç şiir  kaç öykü yazılabilirdi içinden gitmek/kalan geçen?
elimdekilerin daha kaçını  alacaksın ey şehir?


avucumdaki son gölgeyi sana bıraktım
biraz ışık ver yeter!




gökten bulutları indirdik yere 
yadırgamadılar da
unuttuk kuşların kanatları olduğunu
oysa 
nasıl da bağımlılardı göğe!
onlar bile özgür değildi işte


kuzgunduk
siyah ve karanlıktık ama hep şendik
kuzgunlar ölür mü gülmekten
biz öldük(!)




her şey geçti, gitti...
biz, eşikteki öpüş, aylar önceki gülüş,
bütün seslerimiz, kavuşmalarımız, 
üstümüze üstümüze uçan o kırlangıç


bitti mi o sokaklar?


her şey geçti
yine hayat kaldı


ve


"hayat kısa
kuşlar uçuyor"






ps: yazının şarkısı ezginin günlüğü: kuşlar da gitti.
foto: tumblr

17 Temmuz 2011 Pazar

"Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum." t.uyar




Bugünlerde blogumu aldatmış gibi hissediyorum. Hani nicedir görmemişim, arayıp sormamışım o da iyiden iyiye kızmış sıkı bir dost gibi,
halimiz...
Hep bu havalardan, sıcaklardan ve yine gelgitlerden...


Tam yeni bir hikayeye başlamışken oysa ki. Gülmekten karnın ağrımış kaç defa, sayamamışsın. Farketmeden ayrı ayrı aynı cümleler geçmiş önünüzden.
Her şey böyle iyi gidecek değil ya illa bir şeyler soracaksın kafanı delik deşik ederek, illa çomak sokacaksın...
Ya sonra? ya öyle değilse? ya şöyle olursa? ya, ya , ya....??? 
Bitirmeye, bitmelere alışmışsın sen illa bitecek dediğin bir şeyin devamı gelir mi? gelmez...
Ama değiştiremezsin bunu  bir zaman sonra ona da alışırsın...
Sonra gecenin bir yarısı onca zaman sonra yaşadığın mutluluğun hesabını sorarken bulursun kendini...






Düşler düş kalır
Gerçekler gerçek
Hayat hep hayat kalır


Sadece yaşadıkların sana 
Anların!


Özlemden ölünmüyor
Şüpheden ölünmüyor
Ama Edip gibi fazla şiirden ölmek var
O insana koyuyor!


Artık eski şarkılar da eskisi kadar can yakmıyor,
Gün geliyor her şey eksilip eskiyor.




Menekşeleri üzdüğünü bilsen de
Gece balkondaki sigaranın yerini bazen hiçbir şey tutmuyor...






"bahara bir dilim mavi var,
son çeyrek biraz hüzünlü olur,
olsun
tersine akan trenlere raylarında
çok umuttan gemi yüzdürdüm ben" T.uyar





(Kafandaki o kadar şeyi üstüste koyarsan böyle kopuk abuk bir yazı ortaya çıkar)






15 Temmuz 2011 Cuma

yine aynı , yine aynı

13 gencecik insan ölüyor
sessiz sedasız tören yapılıyor
insanlar hala bugün ne giysem yarın ne giysem diye düşünüyor! düşünmekle kalmayıp tv'de ve internette bunun için kafa patlatıyor!
tv'lerde hala saçma sapan diziler oyunuyor.
paylaşım siteleri ona keza
biz burada rahatlıktan geberirken
orada "vatan için" (!) ölümleri benim mantığım almıyor almayacak da!

neyse dağılabiliriz
iktidar uyutmaya devam ediyor!

19 Haziran 2011 Pazar

ya bu yaşanmış anlar!

uzun zaman olmayışlarımın sebepleri var kendimce
izlediğim gün batımları
yine en geveze ve en suskun hallerim var
bu yaz günlerinde mutlu uyandığım sabahlarım var
biriktirdiğim bir ikinci halim var
ikinci halimin bir de başlangıcı
hayatım en orta yeri
en dağınık yerinde
en güzel müzikleri dinlediğim bir odam var
kendimden bahsetmeye ara verip
dinlediğim başka cümleler var

bir lunaparka dinlenmeye oturmuş gibiyim
lunaparka renklerin valsini izleyen
tuhaf
en güzel yeri gibi geliyor
tam da burası

düşlerimin bittiği yer

zaten neydi ki sonlar başlangıçlar
bir kaç hayat biriktirmesi gözlerinin önünde!

o buluttur belki şimdi geçen üstümden



ellerin nasıl da yakın gökyüzü kadar (!)

22 Mayıs 2011 Pazar

yeşil mavinin kokusu!

neden bilmiyorum burnuma durup dururken deniz kokusu geliyor...
sanırım yazın etkisi...
maviler giymiş yaz
siyahlıktan bir süre çıkma zamanı
pazar bile güzel yaz gelince
sanırım içime bahar kaçtı:)


"deniz kokusu getiriyorum
neden umursamaz ve yalınımm
hiç bilemiyorummm
hiç bilemiyorum..."


hadi göğe bakıp dilek dileyelim!
caymak yok okuyan herkes
gören görmeyene söylesin...
bu hafta güzel olsun!

sağdan sola yukarıdan aşşağı her yanımız bahar koksun!











foto:tumblr
 

Template by Blogger Candy